Sıklıkla dile getirilen çağımızın hastalıkları arasında gösterilen stres bireylerin bedensel ve psikolojik sınırlarını zorlayan koşullara karşı verdiği doğal bir tepki olsa da kronikleştiği anlarda tehlike çanları da çalmakta!
Beykoz gibi imar ve genç nüfusu etkileyen işsizlik gibi olumsuzluklar bölge insanımızı da strese sokmakta, bir ileriki aşamalarda sağlığa zararlı madde kullanımına kadar görürebilmekte.
Bugün ilçe sokak ve caddelerinde özellikle de sahillerinde bir dolaşmaya çıktığınızda genç nüfusun yoğunluğu dikkatlerden kaçmamakta...özellikle de gençlerdeki genel eğilim nedeniyle bulunabilecek işlerden bile uzak durulmakta, Beykoz dışında bu nedenle taşınma hali istisnalar hariç söz konusu bile olamıyor.
Beykoz gibi bir ilçede belki de stresi, kötü tabloyu ortadan kaldırabilecek bir şey de vakti zamanında 3 fabrikalar döneminde ilçeye gelen ya da ilçede eskiden beri yaşayan insanların başına sokacak tek oda ile başlayan iki, üç hatta 5 katı bulan binaları.
Beykoz sınırlarında 3 liraya bulunabilen bir iş varken dışarıda ulaşımda saatlerce geçen vakti düşünmek istemeyenler için de bu durum bir kurtarıcı reçete gibi...babadan kalan evlerde oturan kiracılar ya da bu kiracıların çocukların evlenmesi ile boşaltılıp kız ve erkek çocuklarına tahsis edilmesi...işte ev sorunu olmayınca dışarıdaki 5 liradan vaz geçen binler yaşamakta Beykoz'da...
Acaba bir kamuoyu araştırma firması bu ilçeden her sabah otobüs, vapur ve diğer şekilde ilçe dışına iş için çıkan sayıyı bir bulabilse diye geçiyor akıllardan...
Bu işin bir parça da olsa kötünün iyisi tablo olurken ya iş bulamayan gençler, iş beğenmeyen, ben üniversite mezunuyum güvenlik mi yapacağım, garsonluk mu yapacağım, bahçıvanlık hiç olmaz ruh hali yaşayanlar ne olacak....Beykozlu gençler işte bu yüzden stresli, patlamaya hazır bir bomba gibiler, bir zamanlar çok basit olmayacak bir iş için cezaevine düşenler ömürleri boyunca bunları saklamak zorunda kendini hissederken her cadde ve sokakta, köşe başında " İnfazımı yaktırma ulan! " cümlelerinin ulu orta söylenmesi...
Hadi konuyu uzatıp dağıtmayalım diyelim ancak gelin bu stresin vücutta etkilediği başlıca bölgeleri de yazmadan geçemeyelim...
Stresin Vücutta Etkilediği Başlıca Bölgeler
- Beyin ve Sinir Sistemi: Kortizol ve adrenalin hormonları salgılatarak amigdala, hipokampus ve prefrontal korteksi etkiler; unutkanlık, odaklanma güçlüğü, baş ağrısı ve anksiyeteye yol açar.
- Kalp ve Damarlar: Kalp atışını hızlandırır ve kan basıncını yükseltir. Çarpıntı, göğüste sıkışma hissi ve uzun vadede tansiyon sorunları yaratabilir.
- Sindirim Sistemi ("İkinci Beyin"): Mide ağrısı, şişkinlik, hazımsızlık, reflü, kabızlık veya ishal gibi sorunlara neden olur.
- Kaslar ve İskelet ("Gerginlik Üçgeni"): Omuzlar, boyun, çene ve sırt bölgesindeki kasları sertleştirir. Diş sıkma, boyun ve bel ağrılarına yol açar.
- Cilt ve Saç: Bağışıklığın zayıflamasıyla egzama, sedef, kurdeşen, aşırı terleme, kaşıntı ve saç dökülmesi görülebilir.
- Bağışıklık Sistemi: Vücudun direncini kırarak sık hastalanmaya ve enfeksiyonlara yatkınlığa sebep olur.
- ERHA BEYKOZ

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder