17 Ocak 2026 Cumartesi

GENÇLİĞİN HALİNE ÜZÜLMEMEK ELDE DEĞİL ! TAHLİKE BÜYÜK


Beykoz'da 3 fabrikalar varken diye başlayan bir cümle kurmak istemesem de mecburen oraya da atıfta yapmadan duramadım...

Tabiri caizse yaşını başını almış bir kişi olarak şöyle bir gençliğime gidip geldim, sonrasında günümüz gençliğine dönüp baktım, karamsarlık kapladı içimi, üzüntü ve keder...yani bütün olumsuz cümleler, kelimelerin ele geçirdiği bir duygu hali...

Hayatımda öyle bir birine farklı yaşanmış yıllarım oldu ki...çocukluk yıllarında benzerlerine Siyah- Beyaz eski neşeli Türk Filmlerinde rastlanılabilecek bir yalıda yaşama...Rahmetli Babam hem Tekel Fabrikasında çalışır hem de Yalının tüm işlerini çekip çevirir idi...

Oradan Şahinkaya Mahallesine taşındık, faklı bir yaşantı ve tam bir komşuluk ilişkileri ve arkadaşlıklar...gençlik dönemi başladı, lisede iken Yaz Tatilinde Beykoz girişindeki Kömür deposunda çalıştım, bazen de okuldan, aynı sınıftan arkadaşlarımın evine odun, kömür boşalttım kamyondan...gurur yapmadım, kendimi saklama gereği duymadım...Lise bitimi Üniversiteye vereceğim evraklarımı Sırmakeş Su İşletmesine verdim, hali ile okumuş adamdık, her halde hesap kitap yazım çizim işi olabilir derken,  tonlarca kasayı kamyonlara yükledik ya da boşalttık, işten gocunmadım...

Uzatmayayım hayat hikayemi yazacak değilim, evet çocukluk, gençlik, yetişkinlik derken üç büyükler ? aman yanlış anlamayın, spor medyasındayız diye de aklınızdan geçen 3 büyükler değil Şişe Cam, Kundura, ve Tekel Fabrikalarından bahsediyorum....her birimizin bu fabrikalarda yerleri hazır, iş bulamama korkusunun olmadığı yıllar.

Evet Fabrikaların kapanması ile müthiş bir savrulmuşluk yaşandı, pek çok Beykoz sevdalısı iş bulduğu için il ya da ilçe dışına yerleşti...

Gelin o zaman şu soruyu soralım...acaba o 3 büyük fabrika olsa günümüz gençlerinden acaba kaçı oralarda çalışmak isterdi ? kaçak değil direk cevap verin ama...önce kendi çocuklarınıza, yakınlarınıza ve şu günümüzdeki gençleri dikkate alıp cevaplayın...yani bir bakıma 3 fabrika olayı da boşa çıktı gibi...

Ülkenin 81 ilinde Üniversite var, her yıl binlerce mezun...herkes Cumartesi-Pazar tatilli iş istiyor, şöyle asgari ücretin bir hayli üstünde maaş, patron, usta, müdür de fazla sıkmayacak yani !

Hali ile emekli biri olarak ilçenin değişik yerlerinde geziyorum, özellikle de okulların olduğu yerlerden geçerken, sigara ( Sağlığa zararlı ) içen gençleri görüyorum, bin bir zahmetle anne-babalarının verdiği paraları sigaraya yatıran simit ile günü geçiştiren, sigaraya almaya acımayan gençlik...

Hadi spor sahalarına bakalım...mesleğe, spor medyasına ilk başladığım zamanlar sadece A Takım düzeyinde futbolcular kıyıda köşede sigara ( Sağlığa zararlı ) içerlerdi, ya şimdilerde ?

Bırakın normal bir genci sporla uğraşan, belki de hedefi olan bu sektörden para kazanma niyetindeki gençler bile şu lanet olası şeye alıştı, hatta daha da beterlerinde diye de konuşulmakta...yazık ediyorlar kendilerine...

Her fırsatta gençlere bazı öğütler vermeye çalışıyorum...aman ha işine odaklan, ciddi çalış, kötü arkadaşlarını bırak, bu işten ekmek kazanmaya bak...her yüz kişiden, hatta bin kişiden birkaç kişi ancak yönlendirdiğim şekilde bakıyor kariyerine...

Düşünün babanız 25-30 yıl bir yerde çalışmış kaç lira emekli ikramiyesi almakta 300, 500....peki ya siz bir Bölgesel Amatör Lig takımına o da bence Anadolu Takımı olmalı gitseniz, yeteneğiniz nispetinde en az bir milyon, bir buçuk milyon alacaksınız...

Sabırlı olun 10 yıllık kariyerde her sene bir takıma gitseniz ya da aynı takımda iyi bir anlaşma yapsanız elinize geçen para bir hayli yüksek tutar...haa bir de bir profesyonel takıma gitme yeteneğiniz ve şansınız varsa bu kat be kat tutar...peki nedir sizi frenleyen? arkadaş çevresi, İstanbul ve Beykoz'u terk etmeme düşüncesi ?

Onun için yakından tanıdığım birçok gencin heba olmuş halini görüyor üzülüyorum...bu spor camiasından gençler...diğer mesleği olmayan, iş güç, çalışma niyetinde olmayan gençler var ki hiç sormayın gitsin...

İnanın bazen Beykoz sahilinde yürürken gençler yanımdan geçince kafamı çeviriyorum, aman bu yaşta neden baktın diye papaz olmayalım diye...kulaklarıma konuşmaları geliyor...20 sen ver bende var, 40 da kartta kalmış, haydi sigara ( Sağlığa zararlı ) alalım...

Yazık ki yazık....her türlü kötü alışkanlıklarda kullanılmaya aday gençler, onlara sözlerini geçiremeyen anne-babalar, iş olsa da kendi prensiplerine uygun beklentide olan Üniversite Mezunu gençler...dini, milli değerlerden uzaklaşmaya başlamış bir durum da var ki o da gelecek adında tam bir felaket...

Allah sonumuzu hayreyleye...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder