1998 yılında Samsun’un Bafra ilçesinde dünyaya gelen Cengizhan Tatar, yaklaşık 15 yıldır Beykoz ilçesinde yaşamakta... Spora olan ilgisi küçük yaşlarda başlayan Tatar, gençlik yıllarında futbol oynadı ve bir dönem Beykoz 1908 forması giydi. Yaklaşık dört yıl boyunca sarı-siyahlı formayla sahaya çıkan Tatar, futbolculuk kariyeri boyunca disiplin, mücadele ruhu ve çalışma alışkanlığı kazandı.
Ancak zaman içerisinde hayatı onu farklı bir alana yönlendirdi. Futbolculuk kariyerinin ardından insan sağlığına ve insan vücuduna duyduğu ilgi nedeniyle masaj terapisi alanında eğitim almaya başladı.
Bu süreçte doktorlar, osteopatlar, fizyoterapistler, spor masörleri ve farklı sağlık profesyonelleriyle çalışma fırsatı buldu. Aldığı eğitimler ve yıllar süren saha tecrübesi sayesinde kendine özgü bir terapi anlayışı geliştirdi.
Meslekte ilerledikçe yalnızca uygulayıcı olmakla yetinmeyen Tatar, sürekli öğrenmeye ve kendisini geliştirmeye devam etti. Yaklaşık dört yıl önce uluslararası masaj şampiyonalarını keşfetmesi ise kariyerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
İlk uluslararası başarılarını 2023 yılında İstanbul’da düzenlenen organizasyonda elde eden Cengizhan Tatar, burada iki ayrı kategoride uluslararası şampiyonluk kazanarak dikkatleri üzerine çekti. Aynı yıl Bosna Hersek’te düzenlenen uluslararası şampiyonada da kürsünün en üst basamağına çıkarak önemli bir başarıya daha imza attı.
Uluslararası arenadaki yükselişi bununla da sınırlı kalmadı. Avrupa Masaj Şampiyonası’nda elde ettiği dereceyle Türkiye’ye bu organizasyondaki ilk madalyalardan birini kazandırarak Türk masaj camiası adına tarihi bir başarıya imza attı. Bu sonuç, hem kendi kariyeri hem de Türkiye adına önemli bir dönüm noktası oldu.
Ardından Sırbistan’da düzenlenen Uluslararası Masaj Şampiyonası’nda gösterdiği performansla organizasyonun en prestijli unvanlarından biri olan “Champion of Champions” (Şampiyonlar Şampiyonu) unvanını kazandı. Bu ödül, yalnızca teknik beceriyi değil, aynı zamanda profesyonellik, yaratıcılık ve sahne performansını da temsil eden özel bir başarı olarak değerlendirildi.
2026 yılında kariyerinin önemli duraklarından biri olan Japonya’daki Asya Masaj Şampiyonası’na katılan Tatar, dünyanın farklı ülkelerinden gelen güçlü rakipler arasında üçüncülük elde ederek Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Bu organizasyon sırasında yaşanan bazı zorluklara rağmen kürsüye çıkmayı başaran Tatar, uluslararası alandaki istikrarlı başarısını sürdürdü.
Ancak onu bekleyen daha büyük bir hedef vardı.
Dokuz yıl önce internet üzerinden izlediği Dünya Masaj Şampiyonası’nı gördüğünde kendi kendine bir söz vermişti:
“Bir gün ben de oraya gideceğim ve dünya şampiyonu olacağım.”
Bu hayal yıllarca onunla birlikte yaşadı.
Dünya Şampiyonası öncesindeki süreç ise hiç kolay geçmedi. Yarışmadan kısa bir süre önce ciddi sağlık sorunları yaşayan Tatar, akciğer, mide ve bağırsak enfeksiyonları nedeniyle tedavi görmek zorunda kaldı. Fiziksel olarak oldukça yıprandığı bu dönemde yarışmaya hazırlanmak kolay olmadı. Ancak tüm zorluklara rağmen hedefinden vazgeçmedi ve çalışmalarına devam etti.
2026 yılında Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da düzenlenen, 59 ülkenin katıldığı ve yaklaşık 300 terapistin mücadele ettiği 9. Dünya Masaj Şampiyonası’nda tarihi bir başarıya imza attı.
Cengizhan Tatar, organizasyonun sonunda Dünya Şampiyonu olarak kürsünün en üst basamağına çıktı.
Bu sonuç yalnızca kişisel bir başarı değildi. Aynı zamanda Dünya Masaj Şampiyonası tarihinde bir Türk sporcu ve terapistin ulaştığı en büyük başarılardan biri olarak kayıtlara geçti. Dokuz yıldır düzenlenen organizasyonda Dünya Şampiyonu olmayı başaran ilk Türk unvanını elde eden Tatar, adını uluslararası masaj tarihine yazdırdı.
Bugün uluslararası eğitmen, hakem ve terapist olarak çalışmalarını sürdüren Cengizhan Tatar; Türkiye’yi dünyanın farklı ülkelerinde temsil etmeye devam ediyor. Ancak kendisi için en büyük başarının madalyalar olmadığını söylüyor.
Ona göre asıl başarı; yıllar boyunca karşılaşılan zorluklara rağmen karakterini koruyabilmek, adaletten ayrılmamak ve insanlara fayda sağlayabilmek.
Samsun Bafra’da başlayan, Beykoz’da şekillenen ve dünyanın zirvesine ulaşan bu yolculuk; azmin, disiplinin ve vazgeçmemenin güçlü bir örneği olarak dikkat çekiyor.
TALİP ERCAN - ERHA BEYKOZ









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder