8 Ocak 2026 Perşembe

M.HANEFİ DİLMAÇ'TAN GAZETECİLER GÜNÜ ÖNCESİ ÖZEL BİR DAVET VARDI


Beykoz İlçesinin en önemli siyasi figürlerinden biri olan Muhammed Hanefi Dilmaç, her yıl yaptığı gibi ilçe Yerel Medya temsilcileriyle 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü öncesinde  özel bir buluşma gerçekleştirdi.

Dilmaç Ak Parti Genelinde İlçe Siyaset Dünyasına ilişkin oldukça samimi ve belki de ilk kez kendi ağzından çıkan açıklamalarda bulunurken Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel ile ilgili bakış açısını misafirlerine aktardı.

Dilmaç, güne ait hazırladığı bir açıklama bültenini de aktarırken, satır aralarında önemli mesajlar da vermiş oldu.

Dilmaç'ın verdiği mesajlardan en önemlilerinden biri de Beykoz'un geçmişinde olduğu gibi bugün de kavga ve gerilim dili bu ilçeye hiçbir şey kazandırmadığı yönündeki satırlar idi.

Dilmaç Beykoz Belediye Yönetimine ilişkin ise Beykoz Belediye Başkan Vekilinin sergilediği tutumunda hakkaniyetle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. " cümlesine yer verdi.

İşte M.Hanefi Dilmaç'ın düşüncelerini aktardığı ve yerel medya temsilcileri ile paylaştığı açıklamalardan satırlar...

Her yıl olduğu gibi 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle mesleğini büyük özveriyle zor şartlar altında ve kamu yararı bilinciyle icra eden siz değerli dostlarımızla bir arada olmayı son derece önemsediğimi ve bundan mutluluk duyduğumu tüm içtenliğimle ifade ediyorum.

Bu buluşmaları bir basın toplantısı olarak değil, emeğe saygının, mesleki dayanışmanın ve karşılıklı istişare ruhumuzun gelişmesine katkı sağlayan samimi dost sohbetleri olarak değerlendirdiğimi bilmenizi isterim.

Bu vesileyle 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Gününüzü içtenlikle kutluyor, Beykoz’a sağladığınız katkılarınız nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum.

Beykoz, tarihi, kültürü, sosyal yapısı ve güçlü siyasi hafızasıyla İstanbul'un en köklü ilçelerinden biridir. Bu kadim ilçe, farklı düşüncelerin bir arada yaşayabildiği ve Beykoz'un geleceği söz konusu olduğunda sağduyu, ortak akıl ve kurumsal sorumluluğun her zaman ön plana çıktığı özel bir geleneğe sahiptir. Bugün yapılacak her değerlendirmede, bu birikim ve hassas dengeyi gözetme zorunluluğu kaçınılmazdır.

Hayatım boyunca çalışmayı, üretmeyi ve sorumluluk almayı temel ilke edindim. Çok genç yaşlardan itibaren vatandaşın bana yüklediği yöneticilik sorumluluğu doğrultusunda sivil toplumda, yerel yönetimlerde ve kamu hizmetinin farklı alanlarında görev yaptım. Bu süreçte edindiğim tecrübe bana şunu açıkça göstermiştir; Yerel yönetimlerde esas olan gereksiz tartışmalar değil, hizmetin sürekliliği ve kamu yararıdır.

Beykoz'un kuruluşundan günümüze kadar uzanan süreç, bu ilçeye hizmet etmeyi bir makamdan öte kalıcı bir sorumluluk ve kamu görevi olarak gören anlayışların birikimiyle şekillenmiştir.

Bu çerçevede Beykoz Belediyesi'nin kuruluşundan bugüne kadar bölgemize ve halkımıza hizmet etmiş tüm belediye yöneticilerinin kamu çalışanlarının ve emeği geçen tüm kadroların ortaya koyduğu gayreti saygıyla anmak gerekir.

Özellikle geçmiş dönemlerde Beykoz'un uzun yıllar boyunca en kronik sorun alanlarından biri olan mülkiyet problemlerinin çözümünde önemli mesafeler kat edilmiş, 2B arazileri başta olmak üzere kamu mülkiyetinde bulunan birçok alanın tapuya dönüşmesi sürecinde kararlı ve istikrarlı bir yönetim iradesi ortaya konulmuştur. Bu sayede geçmişte Beykoz’un büyük bölümünü etkileyen mülkiyet sorunları bugün istisnai alanlara kadar gerilemiştir.

Yerel yönetim tecrübesini taşıyan herkesin kabul edeceği gibi, böylesine hassas dönemlerde; belediyenin işleyişini bilen, kurumsal hafızayı taşıyan ve hizmet sürekliliğini esas alan kadrolarla yola devam edilmesi son derece doğal ve gereklidir. Bu yaklaşım, hizmetlerin aksamadan sürdürülmesi, vatandaşın beklentilerinin karşılanması ve kurumsal yapının güçlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu noktada Beykoz Belediye Başkan Vekilinin sergilediği tutumunda hakkaniyetle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Kişisel konfor alanlarının ve siyasi riskleri bir kenara bırakarak,  ilçenin istikrarını, hizmet sürekliliğini ve kamu yararını önceleyen bir tercihte bulunmak kolay değildir. Böylesi dönemlerde sorumluluk almak, yalnızca bir makam üstlenmek değil; aynı zamanda ciddi bir fedakârlık, kararlı bir duruş ve hizmete adanmışlık gerektirir.

Beykoz'a emek veren tüm yöneticilere kamu çalışanlarına ve katkı sunan herkese teşekkür etmek bu ilçeye karşı duyulan sorumluluğun ve vefanın doğal bir gereğidir.

Beykoz'un yakın döneminde yaşanan gelişmeler; yerel yönetimlerde sorumluluk almanın yalnızca bir makam değil, aynı zamanda ağır bir yük, ciddi bir fedakârlık ve kararlı bir duruş gerektirdiğini bir kez daha göstermiştir.




İlçenin istikrarını ve hizmet sürekliliğini önceleyen yaklaşımların; kişisel değerlendirmelerin ötesinde Beykoz'un geleceğini merkeze alan bir anlayışla ele alınması büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede kurumsal sorumluluk bilinciyle atılan her adımın ve ortak aklı esas alan her yaklaşımın Beykoz adına kıymetli olduğu açıktır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Beykoz Belediye Yönetimi'yle gerçekleştirdiği görüşmeler ve bu görüşmeler neticesinde ilgili bakanlıklara verilen talimatlar Beykoz'un merkezi idare nezdinde yakından takip edildiğini ve özel bir hassasiyetle ele alındığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bakanlıklar ve ilgili kurumların Beykoz'la doğrudan ilgilenmesi ilçemiz adına önemli bir imkân ve fırsattır. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için belediye yönetiminin performansına katkı sağlamak, kurumsal yapıyı güçlendirmek ve enerjimizi suni gündemlerle değil çözüm üretmeye yönlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Beykoz'un geçmişinde olduğu gibi bugün de kavga ve gerilim dili bu ilçeye hiçbir şey kazandırmayacaktır.

Aksine sağduyu, istişare ve ortak akılla hareket edildiğinde Beykoz'un nasıl değer kazandığı herkes tarafından bilinmektedir. Bugünde ihtiyaç duyulan anlayış; kişisel değerlendirmelerin ötesinde, ilçenin geleceğini merkeze alan bir yönetim sorumluluğunun içselleştirilmesidir.

Beykoz'un enerjisini tartışmalara değil yatırıma, dönüşüme ve hizmete yönlendirmek hepimizin ortak görevidir.

İlçemizin geleceği adına, kurumsal sorumluluğu önceleyen ve hizmeti merkeze alan anlayışın güçlenmesini samimiyetle temenni ediyorum.

Saygılarımla…

Muhammed Hanefi Dilmaç

 

 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder