24 Şubat 2026 Salı

AHMET BAYGIN, " İLÇEDE KAN BAĞIŞI YAPILACAK TEK NOKTA YOK ! "


Beykoz İlçesinde bazı kamu ve özel kurumların değişik ilçelerde yer aldığı gerçeği ile yüzleşirken maalesef hayati bir konuda yani Kan Bağışı konusunda sabit bir yerin olmaması da eleştiriler konu edilmekte....

Bu konuda Beykoz Sevdalısı, değişik konularda duyarlılığı ile sakinlerine sosyal medya hesaplarından aktaran Ahmet Baygın yine önemli bir mesaj verdi...


BEYKOZ HALKI BU ZULMÜ HAK ETMİYOR!

Bazen bir ilçenin fotoğrafı, en parlak afişlerin arkasında saklıdır.
Afişte ne yazar? “Bir Kan Bir Can.

Peki sahada ne vardır?
Yokluk.

Türk Kızılay'ı yetkililerinden bizzat öğreniyoruz: İlçede kan bağışı yapılacak tek bir nokta yok. Evet, yanlış okumadınız. Acil kan ihtiyacı olan bir hastanız varsa, Beykoz’da dua edebilirsiniz ama kan veremezsiniz. Kan için ilçeyi terk etmeniz gerekir.

İnsan ister istemez soruyor:

Bir kamu yararına çalışan kurum, bir ilçede “hayati” bir hizmeti sunamıyorsa, orada hangi hizmeti sunuyordur?

Beykoz küçük bir nahiye değil. 245 bin insanın yaşadığı, hastaneleri olan, nüfus yoğunluğu bulunan bir ilçe. Fakat mesele kan olunca adres değiştiriyoruz: Ümraniye mi, Üsküdar mı?

Acil bir durumda zaman dakikalarla ölçülür. Tıpta “altın saat” kavramı vardır. Travma literatürü bunu anlatır. Kan kaybında gecikme, doğrudan mortalite oranını etkiler. Bu teknik bir bilgidir, hamaset değil.

Şimdi soralım:

Vatandaşın zamanı altın değerindeyken, kurumun organizasyon kabiliyeti neden teneke kıymetindedir?

Kurumsal çürüme bazen bütçe eksikliğinden değil, öncelik eksikliğinden doğar.

Eğer bir kurum enerjisini protokol ziyaretlerine, sosyal medya fotoğraflarına, plaket seremonilerine ayırıyorsa; saha organizasyonu ikinci plana düşer.

Türk Kızılay bir yardım kuruluşudur. Tarihsel kökleri Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ne dayanır. O cemiyet cephede kan taşırken, bugünkü bazı yöneticilerin masa başında slogan taşıması hazin bir ironidir.

Slogan üretmek kolaydır.
Organizasyon üretmek zordur.

Ama sorumluluk, zoru başarmakla ölçülür.
Beykoz halkı sahipsiz değildir.
Fakat sahipsiz bırakılmaktadır.

Kan gibi en temel insani ihtiyaçta dahi ilçeyi başka ilçelere muhtaç etmek; idari bir eksiklik değil, planlama zaafıdır. Ve her planlama zaafı, bir gün bir insanın hayatına mal olabilir.

Bu mesele siyasetin değil, ciddiyetin meselesidir.
Bu mesele polemik değil, organizasyon meselesidir.
Bu mesele reklam değil, sorumluluk meselesidir.
Koltuk işgal etmekle görev yapmak aynı şey değildir.

Eğer Beykoz’da kan bağışı noktası yoksa, sorun vatandaşta değildir. Sorun, yetki sahibi olup yetkin olamayanlardadır.

Beykoz halkı kan vermek istiyor.
Kurum ise yer gösteremiyor.
İşte bütün hikâye bu kadar sade.
Ve bu kadar ağır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder