6 Aralık 2018 Perşembe

ALP ERTUNGA, " YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE EV KURMASINLAR ! "

Beykoz İlçesinin kaderini içeren o kadar fazla şarkılar, türküler var ki...gerçi güleriz ağlanacak halimize misali gelecek yazacaklarımız ya neyse diyelim...


Beykoz'u sahilerinde gezinti yapmak, hele ki şu Sonbahar-Kış döneminde ise insanı kendine getirmekte...bir yandan esen sert rüzgarlar, diğer yandan iliklere kadar üşüme hissi altında bol oksijeni içe çekme hali...haa bunu yaparken de aman şifayı kapmayacak, boğaz ağrısı almamak da şart o Boğaz Gezintisinde !

Beykoz için yıllardır söylenegelen bir terim var ki nedense bu tanımlamayı bir türü aşamıyoruz..." Bir Anadolu kasabası..." tamam saflık, Anadolu'nun delikanlılık damarlarını yaşatan insan sayısı azalmakta olsa da Anadolululuk bize fazla mı gelmekte ne...bunu diye, diye tepemize çıkılmakta yıllardır...

Hani başlığımızda da anlam bulacağı gibi, Beykoz sahilinde yaptığımız gezintide hafif de sisten dolayı biraz netlik azalsa da karşı yakadaki sıra, sıra dizili plazalara bakıp iç çekmedim desem yalan olur...işte o anda geldi zaten o başlık hali -Yüksek, Yüksek tepelere ev , pardon Plaza kurmasınlar- şarkısı. 

Gerçi bunun için karşı tarafa bakmaya da gerek yok, bizim buraların yüksek tepelerine de bakmak kafi...bazılarında nedir bu yükseklik merakı anlayabilmiş değilim, yeteneği yoktur siyasette, futbolda, sosyal hayatın her anında yükseklik hastalığına tutulmuş zevatlar sıklıkla peyda olmakta.

Nedir bu Beykozluların ev sıkıntısı, geniş kapsamlı yazarsak imar durumundan kaynaklanan bitmez, tükenmez dertleri! odu, budu, şu du, öteki beriki, ileriki diye cümleler kurmayın sıkıntılar için, madem İmar yok o kadar bina nasıl yapılıyor? TBMM'den kişilere özel kanunlar mı çıktı da bizlerin haberi yok?

Gariban halkın sesine ne zaman kulak verilecek, ya da her seçim zamanı affedersiniz atarız önüne birkaç yem misali geçici , göstermelik çalışmalar ile bu ilçe insanı ile dalga mı geçiyorsunuz? yıllardır her kademede iktidarda, tek başına bir parti yok mu? sizlerin amacı, Allah günah yazmasın bu tabir kullanmak istemem ancak - Lanet olsun bu durma deyip ilçeden kaçırmak mı insanları?-

O canım fidanlığa Alman Üniversitesini diktiniz...hani karşılıklı yapılacaktı bu Üniversite? Almanya'da Alman-Türk Üniversitesi kuruldu da bizlerin mi haberi olmadı? gelip de bir fidanlık arazisini de nereden bulup çıkardınız? hiç mi daha çorak, uygun alan bulamadınız?

Bu yerin hemen yanı başında Şahinkaya Mahallesinde çatısını tamir eden vatandaşın anında yanında bitiveriyorsunuz? Allah'tan reva mı bu kadar çifte standart? Şimdi de İmar Affı adı altında şu gariban halkın paralarını istiyorsunuz? neymiş evi yaparken izin alınmış mı? Beykoz'da o kadar site, villa, konak, yazlık acaba izinle mi yapıldı?

Sizler Beykozluların aklı ile alay mı ediyorsunuz? bir de anlayamadığım şey partilerden 15'er aday da neyin nesi? nedir bu Beykoz için canla başla çalışma!!! isteği? aralarında samimi, yakından tanıdığım isimleri tenzih ederek söylüyorum...be bir tek aday adayının daha çıkıp kamuoyuna mal varlığım şudur, budur dediğini duymadım, görmedim....

Hele ki Belediye Meclisi için de kıyasıya bir yarışın olması enteresan, nedir bu etiket, kartvizit merakı...son bir iki yılda sürekli sanal alemde İnternet ortamında attığı her adımı paylaşan şahısların adaylıklarını da dikkate izlemekteyim...kendilerine eğlence mi arıyor diye de geçmiyor aklımdan bazı aday adaylıkları? 

Neyse Allah hepsinin gönlüne göre versin, ancak artık " Yüksek Yüksek Tepelere ev kuranlarla  " değil,  " Güldürmedin hep ağlattın derdi bana sen tattırdın " söyleyenlerle bir olun beyler....

ALP ERTUNGA - ARALIK 2018

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder