1 Nisan 2021 Perşembe

TALİP ERCAN, " TAKIMLAR İÇİN TEK RAKİP COVİD-19 SPOR !!! "


Beykoz Belediyespor Hentbol Takımını Şubenin ilk kurulduğu günden beri takip etmekteyim. Lisede Hentbol Takımında olmamın da etkisi ile bu sporu genç yaşlardan beri sevmiş idim...özellikle Milli Takımın maçlarını izlediğimi hatırlıyorum.

Bilindiği üzere İlçede Spor Sitesi olan ilk kişiyim, uzun yıllar genel medyada çalıştım, sonrasında Beykoz Haber Gazetesi ile Beykoz'da ilk düzenli çıkan gazeteye katkıda bulunduk. Sonraları birçok gazetenin kuruluşunda görev yaptık hizmet etme gayretinde olduk.

Geçen sene yaptığım hesaplamaya göre de tam 28 ayrı spor dalından aktarımlarım olmuş...bu dalları bir çırpıda söyle desen 8-10 tanesini bile sanki ilk etapta hatırlamam gibime geliyor...Korbol, Dağ Bisikleti, Moto Kros, Okçuluk, Kano, Kürek ve de Hentbol diğerlerine göre değişik spor dallarında yüzlerce yazılarım var.

Hentbol maçlarını da takip ediyorum, futbol maçlarını da...çünkü dediğim gibi bizim mesleğimiz, işimiz, uğraşımız spor medyası...

Neyse uzun bir giriş oldu...Beykoz Belediyesi GSK Hentbol Takımının son oynadığı Bursa Nilüfer Belediyespor maçı çok ilginç geçti...belki de ilk kez ilk 5 dakikada takımımız gol atamadı...maçın başlarında adeta ayakta uyuyan, bir türlü maça konsantre olamayan bir takım vardı...sanki hasta yataklarından kalkıp maça çıkan bir takım.

Bu arada Covid-19 Pozitif vakaları nedeni ile 24 gün maç yapmayan bir takım vardı karşımızda. Hem de ağır bir hadise yaşayan, mutasyonlu türünü yaşayan sporcular...karantina süresince evlerine sağlık ekiplerinin gelip acil müdahale yaptığı , hava vermek zorunda kaldığı bir takım.

Maça dönecek olursak işte bu takım maça konsantre olamıyordu, çok ama çok basit hatalar yapıyordu. Hatta fark bir ara 5 gole kadar çıkınca ben de artık bu maçın dönüşü olmaz demekte idim. Maçı ekranlardan izleyenler ise bu mu şampiyonluğa oynayan takım diye gülmekte idi, adım gibi eminim.

Bir ara kenar yönetimine takıldı gözlerim...Takım Antrenörü Mesut Ilgın ve Yardımcısı Akın Yenigün ne yapacağını şaşırmış durumda...özellikle Mesut Hocanın sert konuşması salonda inlemekte, bir şok etkisi yaratma düşüncesinde idi anlaşılan. 

Öte yandan Hentbol Sporunda Kaleciler gününde ise isterse Dünya Şampiyonu ile oynayın fark etmez maçı alabilirsiniz bile, kötü ise 100 gol atsan kalende 101 gol görmek ise olası. İşte bu durum vardı salonda...Kaleci Mehmet Emre, maça konsantre olamayanlardan idi...rakip her başladığı ataktan gol ile dönüyordu. Gözlerimiz maç öncesi diğer kalecimiz Yağız Öksüzcük'ü aradı, sakatlığı nedeni ile tribünde, takımın tek yabancısı Ukraynalı Yurıı Babankov ise karantinada...

Çok ama çok idi Mehmet Emre'nin psikolojisi...bu tür maçlarda teknik kadro Yağız gününde değilse Mehmet Emre'yi, Mehmet Emre iyi başlamamış ise Yağız'ı Kaleye alıp dengeleme yapmakta idi, bu maçta bu da mümkün değildi...bir mucize olabilir mi diye geçiyordu izleyicilerin kafalarından...

Neyse ki devreye 3 fark geride gittik, üstelik ilk atak hakkı da bizim idi...gol atsak inecek teke..başlarda fark 3-2 aralığında gitti geldi...son bölümlere girerken tek gole kadar indi fark...54.32 Dakikada rakibimizi beraberlik ile 26-26'da yakaladık. Yakup Yaşar ile öne geçtik, ardından işte o an geldi...Kalecimiz Mehmet Emre kötü performansını silip atan kritik kurtarışı ile katkı yaptı, gerisi de geldi zaten.

Takım soyunma odasına utanmasa sürüne sürüne ya da sırtta taşınarak gidecek derecede yorgun, bitkin idi...nefes almakta zorlanan oyuncuları gördüm soyunma odasında...iki hafta evden çıkamayan, antrenman yapamayan en ağır bir şekilde karantina yaşayan bir takım olarak çok mesaj bıraktılar bende.

Gelelim futbola...maçlara çıkılacak...Bölgesel Amatör Ligde yıllar sonra Beykoz Futbol Takımı ilk kez Profesyonel Liglere bu kadar yakın oldu...ama her şeyden öte rakiplerinden çok daha büyük bir tehlike var...Covid-19'a yakalanma ihtimali...Milli Takım, anlı şanlı 3 büyükler bile o kadar dikkat etmiş iken yaşadıkları vakalar ortada.

Diyeceğim o ki kadro biran önce ortaya çıkmalı, sonrasında iki buçuk aylık sürede herkes en üst seviyede önlemini almalı...hele ki ağır yaşanacak bir vaka, bize " Haydi size geçmiş olsun, seneye bakarsınız! " mesajını verecek. Bu arada Beykoz Stadında giriş çıkışlar kesinlikle kontrol altına alınmalı. Hatta HES Kodu olmayan stada girememeli. Ki devlet te bu konuda bunu istemekte, spor tesislerini açtım ama kurallara uyun demekte.

Ben dahil herkese HES sorgulaması yapılmadan stada alınmamalı kimse...Beykoz Belediyespor Hentbol Takımının son maçtaki hali yaşanmamalı...onlar yan yana yıllardır oynadıklarından hırs yaptılar, inat ettiler, nefes nefese dönüş yaptılar, ya futbolda bu olabilir mi ne mümkün...

Hazırlık maçları öncesinde takımlar futbolcuların isimlerinin yazıldığı Hes Kodlarını içeren listeleri bir birlerine sunuyorlar ama bu ne kadar sıkıntıları giderir muamma...her hafta teste girilmeli...bunun için de sponsorlar ya da TFF yardımcı olmalı takımlara.

Tekrar ediyorum takımlar için tek rakip Covid-19...bir kişi 3 kişiye, 3 kişi 6 kişiye, 6 kişi tüm takıma bulaştırıyor...Beykoz Belediyespor da bunu gördük...ben de Beykoz 1908 maçlarını takip etmeyi heyecanla bekliyorum ama, en büyük korkum da bu...Beykoz Stadında Sıkıyönetim, Olağanüstü Hal uygulanmalı...bu işin şakası yok...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme